<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>prostat kanseri arşivleri - Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</title>
	<atom:link href="https://www.selcukyucel.com.tr/etiket/prostat-kanseri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.selcukyucel.com.tr/etiket/prostat-kanseri</link>
	<description>Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Nov 2017 07:42:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Prostat Kanseri</title>
		<link>https://www.selcukyucel.com.tr/prostat-kanseri.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jun 2017 16:15:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Erkek Ürolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek ürolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[prostat kanseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukyucel.com.tr/?p=225</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prostat Kanseri Nedir? Bir organ veya dokuya ait hücrelerin kontrolsüz ve yapısal bozukluklarıyla beraber çoğalmasına kanserleşme denir. Bu kontrolsüz hücresel çoğalma organda anatomik şekilde bozulmaya ve büyümeye yol açan kitle yani tümörü oluşturur. Habis (kötü cins) tümörler, organizmanın normal büyüme kontrolünün dışına çıkarlar. Kontrolsüz şekilde ve anarşik bir düzen içindeki hücreler durdurulamayacak şekilde çoğalırlar. Etraftaki dokulara nüfuz [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/prostat-kanseri.html">Prostat Kanseri</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Prostat Kanseri Nedir?</h2>
<p>Bir organ veya dokuya ait hücrelerin kontrolsüz ve yapısal bozukluklarıyla beraber çoğalmasına kanserleşme denir. Bu kontrolsüz hücresel çoğalma organda anatomik şekilde bozulmaya ve büyümeye yol açan kitle yani tümörü oluşturur. Habis (kötü cins) tümörler, organizmanın normal büyüme kontrolünün dışına çıkarlar. Kontrolsüz şekilde ve anarşik bir düzen içindeki hücreler durdurulamayacak şekilde çoğalırlar. Etraftaki dokulara nüfuz edip onların içine doğru büyüyerek onların fonksiyonlarına da etkiledikleri gibi kan yollarına ve lenf damarlarına girebilirler, kan akımıyla ve lenf akımıyla diğer vücut organlarına ulaşabilirler. Bu sayede başka organlara da yerleşebilirler ve orada çoğalabilirler – bu suretle kardeş tümörler (metastaz) oluşur.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-975" src="http://www.selcukyucel.com.tr/wp-content/uploads/prostat-kanseri.jpg" alt="prostat kanseri" width="650" height="416" /></p>
<p>Kanser oluşumunun nedeni vücut hücrelerinin genetik yapısındaki değişimdir. Bu yapı değişimi hücrenin gelişme, çoğalma ve programlı ölme sistematiğinde sapmalara yol açmaktadır. Zamanı geldiğinde ölmeyen hücreler, kontrolsüz çoğalma özelliği kazanan hücreler halini almaktadır.</p>
<p>Bir hücrenin kanser hücresine dönüşebilmesi içi, birçok iç ve dış faktörün bir araya gelmesi gerekir:</p>
<ul>
<li>Yaş,</li>
<li>Sigara dumanı,</li>
<li>Ultraviyole (mor ötesi) güneş ışınları,</li>
<li>Radyoaktif ışınlar,</li>
<li>Gıda maddeleriüzerindeki bazı küf mantarları,</li>
<li>Yanlış beslenme,</li>
<li>Bazı virüs enfeksiyonları,</li>
<li>Bazı kimyasal maddeler</li>
</ul>
<p>genel olarak kanser oluşmasına katkıda bulunan dış etkenler olmalarına rağmen tek başına sorumlu tutulamazlar.</p>
<p>Prostat içerisindeki hücrelerin de bu faktörler ile ya da bunun haricindeki şu an bilmediğimiz başka faktörler sayesinde normalden sapması ile prostat kanseri oluşur.</p>
<h3>Prostat Kanseri görülme sıklığı:</h3>
<p>A.B.D.’de 2010 senesinde 217.730 yeni teşhis vakasıyla prostat kanseri erkeklerde akciğer kanserinden sonra en çok teşhis edilen habis tümör türüdür.</p>
<p><strong>Prostat kanseri genelde 50 yaş sonrası erkeklerin hastalığıdır.</strong></p>
<p>Kendilerinde prostat kanseri teşhisi konulan erkeklerin %90 dan fazlası, teşhis konulurken 60 yaşından daha yaşlıdırlar. Nüfusun ortalama yaşının artmasıyla ülkemizde de prostat kanserinin sıklığı gitgide artmaktadır. Yaşları 70 üzerinde olan erkeklerin %30 unda gizli prostat kanseri mevcuttur. Bu tümörlerin sadece bir bölümü herhangi bir zamanda daha hızlı büyümeye başlarlar ve tedavi edilmesi gereken tehlikeli bir hastalığa dönüşür.</p>
<h2>Prostat Kanseri Nedenleri</h2>
<p>Hastalığın nedenleri şu ana kadar kesin olarak ortaya konulamamıştır. Ancak prostat kanserinde ortaya konulan 3 tane kesin risk faktörü vardır:</p>
<ul>
<li>Yaş (yaş ilerledikçe görülme riski artar)</li>
<li>Genetik(ailesinde, özellikle birinci derece akrabasında prostat kanseri olanlarda risk daha yüksektir)</li>
<li>Irk (Amerika’daki siyah ırkta oldukça yüksektir)</li>
</ul>
<p><strong>Prostat kanseri</strong> hastalığı, Afrikalı erkeklerde beyaz tenli veya Asyalı erkeklerdekinden daha sık görülmektedir. Avrupa`da ve Kuzey Amerika’da bu hastalık nispeten sık görülmektedir, Doğu Asya’da ise az sıklıkta rastlanmaktadır. Bu nedenle, yaşam tarzı ve hayat şartlarının hastalanma riskine etki edebildiği düşünülmektedir. Bol yağlı ve az fibrinli beslenme prostat kanserinin oluşmasını muhtemelen kolaylaştırmaktadır.</p>
<p>Ağır metal Kadmiyum maddesinin bulunduğu işyerlerinde, örneğin lastik endüstrisinde çalışan erkeklerde, daha yüksek bir risk mevcut olabilir</p>
<p><em>Prostat kanseri</em> hastalarının yakın akrabaları bu hastalığa daha sık yakalanmaktadırlar. Buna göre, genetik faktörler ve irsi bir yatkınlık hastalığa yakalamada önemli bir rol oynamaktadır. Kısa bir süre önce Kromozom 1 üzerinde, ailede prostat kanseri sıklığı unsuru ile bir bağlantısı olan bir gen (HPC-1) tespit edildi. Özellikle daha genç yaşlarda prostat kanserine tutulan hastalarda ve aynı aile içinde 3 veya daha yüksek sayıda prostat kanseri tespit edilen ailelerde bu gen, hastalığın gelişiminde önemli bir rol oynuyor gibi görünmekte.</p>
<p>Erkek cinsel hormonu olan ve testislerden (yumurtalıklardan) salgılanan Testosteron, prostatın fonksiyonu için gereklidir. Ama prostat kanseri hücrelerinin büyümesine de yardım etmektedir. Testislerin yeterli fonksiyonu olmadan prostat kanseri oluşmamaktadır.</p>
<h2>Prostat Kanserinin Belirtileri Nelerdir?</h2>
<p>Çok sayıda kanser türünde olduğu gibi prostat kanserinin de tipik erken belirtileri yoktur.</p>
<p>Prostat kanserinin başlangıç aşamasında hasta ilk önce herhangi bir şey fark etmez. Bu hastalık ancak nispeten geç bir zamanda ve ileri yaşlarda rahatsızlıklara yol açar. İdrar yaparken zorluklar ve idrar torbasını boşaltmada rahatsızlıklar gibi, prostatın habis olmayan iyi cins büyümesi (prostat hipertrofisi) hallerinde sık sık rastlanan belirtiler, kanserde ancak ilerlemiş dönemde ortaya çıkar ve hastanın hastalıktan tamamen kurtulma olanağı mümkün olmayabilir. Habis tümör sıklıkla prostat bezinin dış kesimlerinde oluşur ve ancak tümör oldukça büyüdükten sonra idrar borusunu daraltarak belirtilere yol açar.</p>
<p>Bölgesel ağrılar ve idrara veya meniye kan karışması halleri de ilerlemiş safhada tespit edilebilirler. Bu belirtiler, genellikle tümörün artık prostatın yanındaki diğer dokulara sıçradığının belirtisidir.</p>
<p>Siyatik ağrıları ve kemik ağrıları kalça kemiklerinde, bel kemiğinin alt kesimlerinde veya iskeletin diğer kesimlerinde oluşan kardeş tümörlerden (metastaz) kaynaklanabilir. Çünkü ilerlemiş safhadaki prostat kanserlerinin %60 kadarı kemiklerde metastaz oluşturur. Bunlar bazı hallerde tümörün sebep olduğu ilk ağrılardır.</p>
<h3>Prostat Kanseri Nasıl Erken Teşhis Edilebilir?</h3>
<p>Hastalık ne kadar erken teşhis edilirse, o kadar iyi tedavi edilebilir. Teşhis anında kanser sadece prostatta sınırlı ise, kanser hastalığından tamamen iyileşme şansı çok yüksektir. Bu nedenle hiçbir işeme şikayeti olmasa bile erkeklerin 50 yaşından itibaren yılda bir kez prostat kanseri değerlendirmesi açısından doktora başvurması önerilmektedir. Amaç hastalığın prostatın içinde sınırlı iken, yani hiçbir klinik belirtisinin olmadığı dönemde tespit edilmesidir.</p>
<p>Bu aşamada 2 basit ve az ağrı verici muayene metodu vardır:</p>
<ul>
<li>Prostat muayenesi,</li>
<li>Kanda PSA ölçümü</li>
</ul>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-979" src="http://www.selcukyucel.com.tr/wp-content/uploads/psa.jpg" alt="psa" width="436" height="269" /></p>
<p>PSA (Prostat Spesifik Antijen) prostat kanserine özel bir madde değildir. PSA maddesi prostatın salgı bezlerinden salgılanır ve kanda da belirli bir seviyede bulunur. PSA’nın düşük olması o kişide kesin olarak prostat kanseri olmadığını göstermeyeceği gibi, yüksek olması da kesin bir şekilde kanser varlığının habercisi değildir. Ancak PSA değeri prostat kanseri konusunda bize parmakla prostat muayenesini birlikte hastayı değerlendirmemizi ve <span style="text-decoration: underline;">prostat kanseri</span> olasılığını göstermesi açısından önemlidir.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-980" src="http://www.selcukyucel.com.tr/wp-content/uploads/psa-testi.jpg" alt="psa testi" width="577" height="278" /></p>
<p><strong>PSA değerinde sınır 4 ng/ml olarak düşünülse bile, günümüzde birçok merkezde 2.5 ng/ml değerinin üstünde dikkatli davranılarak, alt değerlendirmeler ile prostat biyopsisi önerilebilmektedir. </strong>Bu alt değerlendirmeler toplam PSA ile kandaki serbest PSA’nın oranlarının değerlendirilmesi, PSA’daki aylar içindeki artış hızı gibi değerlendirmelerdir.</p>
<p><strong>PSA sadece kanserli durumda değil, iyi huylu prostat büyümesinde de kanda yükselebilir. Ayrıca,</strong></p>
<ul>
<li>Prostat üzerinde tahrişe yol açabilen prostat iltihabı,</li>
<li>İdrar yolu enfeksiyonu,</li>
<li>Prostat taşı,</li>
<li>İdrar yolundan sonda takılması</li>
</ul>
<p><strong>da kanda PSA yükselmesine neden olabilir.</strong></p>
<p>Parmakla muayenede, son bağırsaktan (rektum) prostat bezi kolayca hissedilebilir ve yüzeydeki küçük düzensizlikler bile bu suretle fark edilebilir. Özelikle sert alanların parmakla hissedilmesi kanser şüphesi anlamındadır. Habis kötü cins tümörler genellikle organın bu yüzeyinde oluştuğundan, bu parmakla rektal prostat muayene metoduyla, en azından yüzeysel oluşan kanserlerin erken teşhisi, fazla ağrı verici olmayan bir şekilde mümkündür.</p>
<p><strong>Şayet doktorunuz parmakla rektal prostat muayenesinde bir sert alan varlığı tespit ederse PSA ne olursa olsun prostattan iğne biyopsisi önerecektir. Ayrıca prostat muayenesinde bir şüphe olmasa bile PSA test neticesi anormal ise yine prostattan iğne ile doku biyopsisinin alınması gerekli görülecektir.</strong></p>
<h3>Prostat İğne Biyopsisi nedir? Nasıl yapılır?</h3>
<h3>Biyopsi öncesinde ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?</h3>
<h3>Akıllı Prostat Biyopsisi Nedir?</h3>
<p>Prostat iğne biyopsisi, parmakla muayenede olduğu gibi, rektuma yerleştirilen bir ultrasonografi alıcısı yardımıyla elde edilen prostat görüntüsü rehberliğinde alınmaktadır. Biyopsi örnekleri bir iğne yardımı ile alınır. Bunun öncesine prostat etrafına yapılacak lokal (mevzi) anestezi ile işlem sırasında ağrı olmamaktadır.</p>
<p>Prostat bezinin ultrasonografi görüntüsü altında, prostatın her iki kanadından 4 ya da gerekli görüldüğü takdirde 5 adet yani toplam 10 ya da 14 adet iğne ile biyopsi örneği alınır. Ayrıca ultrasonografik görüntü altında görülen şüpheli bölgelerden de ayrıca numune alınabilir.</p>
<p>İlk prostat biyopsisinde kanser yakalanmayan ama PSA’ları giderek yükselen hasta grubunda prostat multiparametrik MR görüntüleme yapılıp bu görüntüde şüpheli alanlar tespit edilebilir. Şüpheli alanlar makattan yapılan ultrason görüntüleri ile eşleştirilip biyopsiler sadece bu şüpheli alanlardan yapılır. Bu işleme akıllı prostat biyopsisi veya füzyon biyopsi adı verilir.</p>
<p>Prostat kanseri riskine yönelik yapılan değerlendirmelerin başında kanda PSA ölçümü ve parmakla prostat muayenesi gelmektedir. PSA değeri yüksek ve/veya muayenede prostatta şüpheli sertlik (nodül) varlığında, prostat kanseri teşhisi için TRUS (transrektal ultrason) kılavuzluğunda prostat biyopsisi en sık kullanılan yöntemdir.</p>
<p>Sadece PSA yüksekliğinin prostat kanseri teşhisindeki duyarlılık ve özgüllüğü sınırlı kalabilmektedir. Bunu arttırmaya yönelik, serbest/total PSA yani % serbest PSA, yaşa spesifik PSA, PSA artış hızı (PSA velositesi), PSA yoğunluğu ya da PSA transisyonelzon yoğunluğu, PHI skor (prostat sağlık indeksi skoru) gibi bazı PSA alt formlarının değerlendirilmesi önerilir.</p>
<p>Ancak yine de prostat kanserinin varlığının değerlendirmesinde özellikle prostatın ön yüzeyinde lokalize olmuş ve prostatın arka yüzeyinden 2-3 cm önde olması nedeniyle gözden kaçabilecek kanser dokularının teşhis edilemeyebilir.  Bu nedenle multiparametrik MR ve transrektal ultrasonun eş zamanlı kullanıldığı akıllı prostat biyopsisi oldukça etkindir.</p>
<p>PI-RADS  yani açık ifadesi ile “ProstateImagingReportingand Data System” MRI ile prostatın elde edilen multiparametrik incelenmesi ile elde edilen bir skor sistemidir. Yapılan yüksek PIRADS değeri olan bölgelerden özellikle hedeflenmiş prostat biyopsisi alınması prostat kanseri tanıma şansını arttırmaktadır.</p>
<p>Yüksek PIRADS’lı alanlardan biyopsi alınması;</p>
<ol>
<li>Gleason Skorunda 4 ve üzeri değer olan ve 0.5 cc’den büyük ana tümör hacmi olan prostat kanserinin erken ve doğru şekilde teşhis edilebilmesi</li>
<li>Gereksiz biyopsi uygulanan iyi huylu prostat büyümesine sahip hasta sayısını ve aşırı tedavi uygulanan sessiz prostat kanseri sayısını azaltmak</li>
</ol>
<p>konusunda oldukça ümit vericidir.</p>
<p><strong>PI-RADS v2 Skor:</strong></p>
<p>PI-RADS 1: Çok düşük, yani klinik anlamlı kanser olma ihtimali oldukça düşük ihtimaldedir.</p>
<p>PI-RADS 2: Düşük, yani klinik anlamlı prostat kanseri olma ihtimali düşüktür</p>
<p>PI-RADS 3: Orta, yani klinik anlamlı prostat kanseri olma ya da olmama ihtimali hemen hemen eşittir.</p>
<p>PI-RADS 4: Yüksek, yani klinik anlamlı prostat kanseri olma ihtimali yüksektir.</p>
<p>PI-RADS 5: Çok yüksek, yani klinik anlamlı prostat kanseri olma ihtimali çok yüksektir.</p>
<p>PI-RADS v1’in klinik anlamlı prostat kanserini yakalamadaki duyarlılığı %96, özgüllüğü %35, negatif öngörü değeri %92, pozitif öngörü değeri ise %52 olarak rapor edilmiştir.</p>
<p>Yukarıda da belirtildiği gibi iğne ile prostat doku örneklemesi (biyopsisi) prostat etrafına yapılan lokal anestezi altında yapılır. Ancak konfor açısından birçok hastaya hafif bir genel anestezi önerilir.</p>
<p>Biyopsi yapılma tarihinden en az 8-10 gün öncesinden hiçbir şekilde aspirin ve türevi kanın pıhtılaşmasını uzatan (kanı sulandıran) ilaçlar alınmamalıdır. Biyopsi öncesinde mutlaka idrar örneği alınarak idrarda ve idrar yollarında enfeksiyon olmadığının ortaya konulması gereklidir. Enfeksiyon varken alınan biyopsilerden sonra yüksek ateş, idrar yapmada zorlanma ve hatta idrar yapamama, sepsis gelişmesi riskine sahip akut prostat iltihaplanması olabilir.</p>
<p>İdrar tahlilinde enfeksiyon olmasa bile biyopsi öncesinde hastaya antibiyotik başlanması (biyopsiden bir gün önce başlayıp, 3 gün süren) önerilmektedir. Biyopsi sabahı mutlaka basak temizliği için, doktorunuz tarafından size reçete ediliş lavman ile bu temizliğin sağlanması gereklidir. Prostat iğne biyopsisi için hastanede yatmak gerekli değildir. Biyopsi işlemi yaklaşık 15-20 dakika sürmektedir. Numune alınmasından sonra idrarda, menide ve dışkıda kanama olabilir.  Antibiyotik önlemine rağmen dahi, biyopsi sonrasında yüksek ateşlenme, titreme ve idrar yapmada zorlukla seyreden akut prostat iltihaplanması görülebilir. Bu durumda da mutlaka doktorunuzla irtibata geçmeniz gerekmektedir.</p>
<h3>Prostat Kanserinde Hangi Testler Yapılmalıdır?</h3>
<p>Prostat biyopsisinde elde edilen patolojik prostat kanseri teşhisi sonucunda kaç odakta ve kadar yer tutan<br />
kanserin bildirilmesinin dışında ne kadar saldırgan hücre yapısına sahip olduğunu belirten Gleason skoru da önemlidir.</p>
<p><strong>Gleason Skor Nedir?</strong></p>
<p>Biyopside kanser teşhis edildikten sonra, biyopsi örneklerindeki kanser hücrelerinin üreme ve yayılım hızı hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan kanser hücrelerinin değişim derecelerine bakılır. Bu derecelendirme Gleason Skorlama olarak isimlendirilir. Hücrelerdeki farklılaşma özelliklerine göre 1’den 5’e kadar aralıkta hücrelerin en sık görülen iki farklılık derecesi tespit edilir. Klinikte en sık karşılaşılan kanser hücre farklılaşma derecesi 3 dür. <strong>Kanser içinde en sıklıkla tespit edilen iki değerin toplamı skoru verir.</strong> Gleason Skor 2 ile 10 arasında değişen bir skordur. “2” yavaş ilerleme potansiyeline sahip kanser hücrelerini ifade ederken, “10” aşırı hızlı ilerleme ve çoğalma kapasitesine sahip tümör anlamını taşır.</p>
<div id="attachment_977" style="width: 570px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-977" class="wp-image-977 size-full" src="http://www.selcukyucel.com.tr/wp-content/uploads/gleason-skoru.jpg" alt="gleason skoru" width="560" height="295" /><p id="caption-attachment-977" class="wp-caption-text">Gleason Skoru</p></div>
<p><strong>Gleason Skor 2-4:</strong> İyi differansiye (iyi nitelikte farklılaşma gösteren) kanser hücreleri</p>
<p><strong>Gleason Skor 5-6:</strong> Orta differansiye kanser hücreleri</p>
<p><strong>Gleason Skor 7-10:</strong> Kötü differansiye kanser hücreleri</p>
<p>Yüksek “Gleason Skoru” yani aşırı hızlı çoğalma kapasitesine sahip tümörlerde, teşhis edildiğinde, prostat dışına yayılım ihtimalinin yüksek olduğu bilinmektedir. Düşük Gleason Skoru’nda daha az agresif ve daha iyi prognoz (kür için olasılık ya da tedavi sonrası uzun dönem kansersiz yaşam) söz konusu iken, yüksek Gleason Skor’unda hızlı agresif kanser hücreleri nedeniyle uzun dönem prognoz ve kanser yayılımsız yaşam süresi daha sınırlı oranlarda kalmaktadır.</p>
<p>Prostat biyopsi örneklerinin patolojik değerlendirilmesi sonrasında elde edilen sonucun yorumlanması için doktorunuzla görüşmeniz gereklidir. Zira elde edilen raporda, prostat kanseri olduğu durumlarda kanserin görüldüğü prostat alanı ya da alanları, kanserin ilerleme potansiyeli oldukça önemlidir. Patolojik değerlendirmeden sonra prostat kanseri varlığı ortaya konulmuşsa, öncesindeki prostat muayene özellikleri ve kan PSA düzeyine göre ek bazı tetkiklere gerek duyulabilir. PSA 10 ng/ml altında ise ek başka tetkike genellikle gerek duyulmaz. Prostat içinde sınırlı kalmış prostat kanseri olarak öngörülür ve tedavi alternatifleri sunulur. Ancak PSA 10 ng/ml. den fazla ise kemik sintigrafisi ile tüm vücuttaki kemiklerin taranması (zira prostat kanseri en sık kemiklere yayılım gösterme potansiyeline sahiptir) ve gerektiğinde karınaltı alanının bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi istenecektir.</p>
<p>Gerekli görülen tüm tetkiklerin ardından tümörün klinik yapısı ortaya konularak o duruma uygun tedavi seçeneği hasta ile görüşülecektir.</p>
<p><strong>Multiparametrik Prostat MR</strong></p>
<p>Klinik anlamlı prostat kanserinin evrelemesinde, risk değerlendirmesinde ve lokasyonunun teşhisinde oldukça değerli bilgiler veren bir tanı yöntemidir.</p>
<p>T2 ağırlıklı, diffüzyon, perfüzyon (dinamik kontrast tutan görüntüleme) ve spektroskopik görüntüleme kombinasyonu bu çoklu parametrik değerlendirmenin temelini oluşturur. Ancak T2 ağırlıklı ve diffüzyon görüntüleme esas kısmını oluşturmaktadır.</p>
<p>mpMRI görüntülemedeki morfolojik değerlendirme için kombine kullanılan T2WI, DWI, DCE ve MRSI aşamaları ile prostat kanserinin teşhisi, kanser dokusunun prostat bezi içindeki lokalizasyonu ya da lokasyonları, prostat kanserinin evrelendirmesi konusunda detaylı bilgi vermektedir.</p>
<p>mpMRI görüntülemedeki morfolojik değerlendirme için kombine kullanılan T2WI, DWI, DCE ve MRSI aşamaları ile prostat kanserinin teşhisi, kanser dokusunun prostat bezi içindeki lokalizasyonu ya da lokasyonları, prostat kanserinin evrelendirmesi konusunda detaylı bilgi vermektedir. Ancak özellikle T2WI ve DWI prostat kanser evrelemesinde, risk ayrımında, tümör lokalizasyonunda ve teşhisinde önemli bilgiler vermektedir. Bu nedenle prostat kanserinin değerlendirilmesinde kullanılması önerilen MRI tekniği yüksek rezolüsyonlu T2WI ve en az iki fonksiyonel MRI tekniğinin kombine edildiği multiparametrik MRI (mpMRI)’dır. T1 ağırlıklı görüntüler prostat bezinin yapısının değerlendirilmesinde ve tümör varlığın ayırt edilmesinde sınırlı etkinliğe sahiptir. Bu T1 ağırlıklı görüntünün kullanıldığı asıl alan biyopsi sonrasındaki kanamanın değerlendirilmesinde olabilir.</p>
<p>T2-WI prostat MRI değerlendirilmesinin en ağır etkili görev yapan elemanıdır diyebiliriz. Yüksek uzaysal rezolüsyon sağlayarak prostat içindeki zonlara ait anatomiyi (periferalzon, santral zon, transisyonelzon, ejakülatör kanallar, anteriorfibromuskulerstroma, seminal veziküller, üretra) ortaya koymamızı sağlar. Ayrıca damar sinir demetinin ayırt edilmesinde de etkilidir. Periferalzon T2WI ile yüksek yoğunluklu sinyallere sahiptir (Şekil-a beyaz ok) ve bu aslında yüksek su içeriğini gösterir. Periferalzondaki kanser dokusunda düşük sinyalli bir alan şeklinde görülür. Ancak periferalzondaki düşük T2 sinyaller prostatit, skar dokusu ve radyasyon sonrasındaki değişiklikleri de gösterebilmektedir. Periferalzondaki T2WI yoğunluğunun derecesi, kanser dokusundaki Gleasongrad ile uyumludur. Yüksek Gleasongradkomponent, daha düşük yoğunlukta sinyal alanlarında görülür. Bu nedenle T2 WI prostat kanserinin risk olasılığını da ortaya koymak için önemlidir.</p>
<p><strong>DWI (Diffusion weigthed imaging)</strong></p>
<p>Dokudaki su moleküllerinin Brownian hareketini (Şekil-3) ölçerek fonksiyonel görüntü alınmasını sağlamaktadır. MRI incelemede Açık Diffüzyon Katsayısı (ADC) ya da moleküllerin net yer değiştirmesi su difüzyonunun hareketindeki kısıtlama olup olmadığını belirtir. Bunun hesaplanması için en az iki set görüntüleme ile farklı manyetik alanda elde edilen molekülün hareket süresi ve hızının değerlendirmesi ile mümkündür (b değeri).  DWI sonucunun elde edilmesinde ADC’nin hesaplanması için en az 2 b faktörünün olması gereklidir. Daha fazla b değeri ölçümü tabii ki  ADC sonucun daha doğru elde edilmesini sağlayacaktır. Düşük ADC değeri kanser dokusunun ayrıt edici özelliğini göstermektedir. ADC değeri DWI mutiparametrik MRI için oldukça önemli fonksiyonel görüntüleme tekniği olarak, özellikle kanser dokusu ile diğer iyi huylu anormal dokuların (prostatit, skar dokusu vb gibi) ayırt edilmesinde oldukça yardımcıdır.</p>
<p><strong>DCE (Dynamic contrast-enhaced perfusion imaging)</strong></p>
<p>Bu görüntüleme tekniği, damardan (intravenöz) uygulanan gadolinium kontrast materyalinin verilmesinin hemen öncesinde, sırasında ve hemen sonrasındaki T1 ağırlıklı ölçümlerin alınması ile tümör dokusundaki anjiogenezisi değerlendirir. mpMRI’da DCE görüntülemesinde tümör dokusu erken ve hızlı şekilde kontrast maddeyi yüksek yoğunlukta tutar ve çok hızlı boşalır.</p>
<p><strong>Bilgisayarlı Tomografi</strong></p>
<p>Özellikle prostat çevresinde lenf bezlerinde kanser yayılımın olup olmadığını anlamamıza yarayan standart bir tetkiktir.</p>
<p><strong>MR</strong></p>
<p>Özellikle prostat çevresinde lenf bezlerinde kanser yayılımın olup olmadığını anlamamıza yarayan standart bir tetkiktir.</p>
<p><strong>Nükleer Tıp Testleri</strong></p>
<p><strong>PSMA Ga 68 Testi</strong></p>
<p>Bu nükleer tıp testi son yıllarda ortaya çıkmış ve prostat kanserinin evrelendirilmesinde çığır açma potansiyeli olan özel bir testtir. Standart kemik sintigrafisinin üzerinde prostat kanserinin hangi lenf bezlerine kadar sıçrama yaptığını gösterecek kadar ileri bir testtir. Yüksek risk grubunda olan ve ameliyat veya ilaç tedavisi arasında kalınan, hastalığın ileri seviyede olduğu düşünülen ama net emin olunamayan durumlarda son derecede etkindir.</p>
<p><strong>FDG PET Testi</strong></p>
<p>Prostat kanserinde PSMA Ga68 testis bulunduktan sonra etkisi azalan standart bir testtir.</p>
<p><strong>Kemik Sintigrafisi</strong></p>
<p>Prostatın en sık olarak kemiklere metastaz yaptığı gerçeği nedeniyle özellikle PSA seviyesi 20’nin üzerinde olan hastalarda ga 68 PSMA testis yaptıramayan hastalarda kemiklerdeki hastalığı taramak için kullanılan testtir.</p>
<h2>Prostat Kanserinde Evrelendirme Nasıl Yapılır?</h2>
<h3>Prostat Kanserinde Evreleme</h3>
<p>Prostat biyopsisi, Tomografi veya MR , Nükleer Tıp testleri yapıldıktan sonra ilk evreleme klinik evreleme olarak yapılır. Hasta ameliyat için uygun bulunduktan sonra biyopsi tekrar patolojiye gönderilir ve bu kez kesin olan Patolojik Evrelendirme yapılır.</p>
<p>Biyopsideki doku örneklerinin Gleason skoru ile ameliyat sonrası çıkartılan prostat dokusunun tümünün patolojik incelenmesi sonucu Gleason skor farklı olabilir. Bunun nedeni o farklı olan skor derecelerinin biyopsi örneklerine denk gelmemiş olması olarak yorumlanabilir.</p>
<p>Prostat kanserinin hastalık evreleri ve farklılaşma-ilerleme potansiyeli (grade) Prostat kanser evreleri (TNM sınıflaması): (Burada T: Tümörü, N: Lenf nodülünü, M: Uzak metastazı temsil etmektedir)</p>
<p><strong>Tümör:</strong></p>
<p><strong>Tx:</strong> Tümör varlığı değerlendirilmemiştir</p>
<p><strong>T0:</strong> Tümör yok</p>
<p><strong>T1:</strong> Klinik olarak parmakla ve görüntü ile tespit edilemeyen tümör</p>
<p><strong>T1a:</strong> Diğer bir nedenle yapılan ameliyat sırasında saptanmış ve örneklerin %5’inden az olan tümör</p>
<p><strong>T1b:</strong> Diğer bir nedenle yapılan ameliyat sırasında saptanmış ve örneklerin %5’inden fazla olan tümör</p>
<p><strong>T1c:</strong> Prostat muayenesi normal, prostat biyopsisinde tespit edilmiş tümör</p>
<p><strong>T2:</strong> Tümör prostat içinde sınırlı ve muayenede hissedilebiliyor</p>
<p><strong>T2a:</strong> Prostatın bir yanının yarısından azında tümör var</p>
<p><strong>T2b:</strong> Prostatın bir yanının yarısından fazlasında tümör var</p>
<p><strong>T2c:</strong> Prostatın her iki lobunda da tümör var</p>
<p><strong>T3:</strong> Tümör prostat kapsülünü aşmış</p>
<p><strong>T3a:</strong> Tümör prostat kapsülünü aşmış</p>
<p><strong>T3b:</strong> Tümör seminal veziküllere (meni kanalı) sirayet etmiş</p>
<p><strong>T4:</strong> Tümör seminal vezikül dışındaki diğer komşu organlara da sirayet etmiş</p>
<p><strong>T4a:</strong> Tümör mesane boynuna da sirayet etmiş</p>
<p><strong>T4b:</strong> Tümör prostat altındaki kaslara ve pelvik tabana sirayet etmiş</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-978" src="http://www.selcukyucel.com.tr/wp-content/uploads/prostat-kanseri-evreleri.jpg" alt="prostat kanseri evreleri" width="483" height="300" /></p>
<p><strong>Lenf Bezleri:</strong></p>
<p><strong>Nx:</strong> Bölgesel ak kan (lenf) bezlerinde örnekleme yapılmamış</p>
<p><strong>N1:</strong> Bölgesel lenf bezlerinde &lt; 2 cm tek bir adet lenf bezinde tümör var</p>
<p><strong>N2:</strong> Bölgesel lenf bezlerinde 2-5 cm arasında ya da 5 cm.den büyük olmayacak şekilde birçok lenf bezinde tümör var</p>
<p><strong>N3:</strong> Bölgesel lenf bezlerinde &gt; 5 cm boyutunda lenf bezinde tümör var</p>
<p><strong>Uzak Metastaz:</strong></p>
<p><strong>Mx:</strong> Uzak organlara tümör yayılımı konusunda değerlendirilmemiş</p>
<p><strong>M1:</strong> Uzak organ metastazı var</p>
<p><strong>M1a:</strong> Uzak lenf bezlerinde tümör var</p>
<p><strong>M1b:</strong> Kemiklere sirayet etmiş tümör yayılım var</p>
<p><strong>M1c:</strong> Diğer organlarda tümör yayılımı var</p>
<h2>Prostat Kanseri Tedavisi Nasıl Planlanır?</h2>
<h3>Organa Sınırlı Prostat Kanseri</h3>
<p>Prostat kanserinin prostat içerisine sınırlı olması ve hastanın genel sağlık durumunun en az 10 yıl daha yaşayabileceğini göstermesi durumunda prostatın ya tamamen çıkartılması (radikal prostatektomi) ya da radyoterapi ya da ışın tedavisi ile tamamen kurutulması gereklidir. Bu safhadaki hastalarda ilaç tedavisinin yeri yoktur.</p>
<h3>Lokal İleri Evre Prostat Kanseri</h3>
<p>Prostat kanseri eğer prostat dışına taşmış ama başka organlara sıçramamış ise ilaç tedavisi ile beraber radyoterapi verilir ve bir süre sonra ilaç tedavisi kesilir. Çok özel durumlarda ise prostat ameliyatı (radikal prostatektomi) yapılıp üzerine ilaç ve radyoterapi verilebilir.</p>
<h3>İleri Evre Prostat Kanseri</h3>
<p>Bezeler ve Kemik gibi başka organlara sıçraması durumunda tedavi sadece ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinin etkinliği 1-10 yıl arasında sürer. İlaç tedavisindeki ana amaç vücuttaki erkeklik hormonunun yok edilmesidir. İlaç tedavisini kullanmak istemeyen ya da maddi nedenlerle kullanamayan kişilerin testislerinden yapılan bir operasyon ile erkeklik hormonu üreten bölgeler çıkartılır. Bu tedavi esnasında hastanın kemik erimesi olmaması için bazı özel ilaçlar da verilir. Erkeklik hormonundan bağımsız hale gelen kanserlerde kemoterapi ya da kanser ilaç tedavisi başlar. Son yıllarda bazı aşı tedavileri de geliştirilmiş ve uygulanması başlatılmıştır.</p>
<h3>Yayılmış Hastalık (Metastatik) veya Tekrarlayan (Nüks) Prostat Kanseri Tedavisi</h3>
<p>Yayılmış hastalık (Metastatik) veya tekrar eden prostat kanseri tedavisi radikal prostatektomi veya radyoterapi sonrası yükselen PSA değerleri ile kendini gösteren prostat kanseri nüksü (tekrarlaması) çok özel tedavileri gerektirir. Tedavisinde ameliyat, radyoterapi veya hormon ilaç tedavileri beraber ya da birbirini takip ederek uygulanabilir.</p>
<p>Standart hormon ilaçlarının etkinliği metastatik hastalarda günün birinde mutlaka yok olacak ve hastanın PSA değerleri yükselecektir. Bu durumda yeni geliştirilen ve ülkemizde bulunan bazı yeni ilaçlar yaşamı uzatabildiği gibi vücut ağrılarını da etkin şekilde kesebilmektedir. Bu yeni ilaçlar genellikle ağızdan alınmakta ve çok iyi tolore edilmektedir. Yeni androjen baskılayıcı bu ilaçları üroloji hekiminizle mutlaka tartışmalı ve uygun olup olmadığınızı öğrenmelisiniz.</p>
<h3>Prostat Kanseri Ameliyatı Sonrası Erken Dönemde Cinsel Fonksiyon Nasıl Korunur?</h3>
<p>Sinir koruyucu radikal prostat kanseri cerrahisinden sonra, peniste ereksiyonu sağlayan sinir ve damar demeti korunmuş olsa bile, ereksiyonun kazanılmasında bir süre geçmesi gerekebilir. Bu süre birkaç hafta ile 1-2 yıl arasında değişebilir. Bu çok farklı iyileşme sürecinin birçok nedeni olabilir. Bunlar:</p>
<ul>
<li>Yaş</li>
<li>Ameliyat öncesindeki ereksiyon durumu</li>
<li>Ereksiyon kalitesini etkileyebilecek risk faktörleri (sigara içme, diabet, hipertansiyon gibi)</li>
<li>Cerrahi sırasında sinir demetine yakın bölgelerde kanama kontrolü için fazla koter kullanımı</li>
<li>Cerrahi sırasında sinir demetinin çok gerilmesine bağlı geçici sinir hasarı</li>
<li>Değişik sinir demeti anatomisi nedeniyle sinir demetinden bazı sinirlerin çıkartılmış olması</li>
</ul>
<p>Penil Rehabilitasyon adı verilen bu tedavi içinde;</p>
<ul>
<li>Düzenli PDE5 inhibitörü denen bilinen sertleşmeyi kuvvetlendiren ilaçlar</li>
<li>Penis içerisine iğne yardımı ile verilen ilaçlar</li>
<li>Düşük yoğunluklu penise şok dalga tedavisi</li>
<li>Penise vakum tedavisi</li>
</ul>
<p>mevcuttur.</p>
<p>Oldukça etkin olan bu sistem ile bir yılın içerisinde sinir koruyucu ameliyat olan erkeklerin %50-80’inde cinsel fonksiyonlar korunabilmektedir.</p>
<h3>Prostat kanseri tedavisi ve korunma yollarında alternatif tedaviler:</h3>
<ul>
<li>Kırmızı etten uzak durmak</li>
<li>Doymuş yağ asitlerinden uzak durup doymamış yağ asitleri (zeytinyağı) tüketmek</li>
<li>Balık ve balık yağı tüketmek</li>
<li>Günde iki bardak nar suyu tüketmek</li>
<li>Kilo almamaya çalışmak</li>
<li>Düzenli egzersiz yapıp aşırı güneşlenmekten kaçınmak</li>
<li>Aşırı C vitamini ve çinko içeren vitamin haplarından kaçınmak</li>
<li>Bol miktarda karnıbahar, brokoli, ıspanak ve diğer yeşil yapraklı sebzeleri tüketmek</li>
</ul>
<div class="post-tags clearfix aligncenter"><strong><a href="http://www.prostatlazerameliyati.com" target="_blank" rel="noopener">Prostat lazer ameliyatı ile ilgili daha detaylı bilgi için tıklayınız&#8230;</a></strong></div>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/prostat-kanseri.html">Prostat Kanseri</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akıllı Prostat Biyopsisi ve Ameliyatsız Prostat Kanseri Tedavisi</title>
		<link>https://www.selcukyucel.com.tr/akilli-prostat-biyopsisi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Sep 2016 05:36:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Erkek Ürolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek ürolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[prostat hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[prostat kanseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukyucel.com.tr/?p=724</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kimler Prostat Biyopsisi Yaptırmalıdır? Prostat her erkekte bulunan mesanenin altında idrar yolunun çevresini saran bir bezdir. 40 yaş sonrasında bu bez erkeklik hormonu nedeni ile her erkekte giderek büyür. Bazı erkeklerde büyüme idrar yolunu tıkayarak gerçekleşir bazı erkeklerde de büyüme kanserli şekilde olur. 40 yaş sonrası her erkek üroloji uzmanına gidip prostat büyümesini kontrol ettirmeli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/akilli-prostat-biyopsisi.html">Akıllı Prostat Biyopsisi ve Ameliyatsız Prostat Kanseri Tedavisi</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Kimler Prostat Biyopsisi Yaptırmalıdır?</strong></h2>
<p>Prostat her erkekte bulunan mesanenin altında idrar yolunun çevresini saran bir bezdir. 40 yaş sonrasında bu bez erkeklik hormonu nedeni ile her erkekte giderek büyür. Bazı erkeklerde büyüme idrar yolunu tıkayarak gerçekleşir bazı erkeklerde de büyüme kanserli şekilde olur.</p>
<p>40 yaş sonrası her erkek üroloji uzmanına gidip prostat büyümesini kontrol ettirmeli ve prostat kanseri taramasını kan testi (PSA) verip yaptırmalıdır. PSA testi yaşa ve prostat hacmine göre yüksek olanlarda mutlaka prostat biyopsisi yapılmalıdır.</p>
<h3><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-778 size-thumbnail" src="http://www.selcukyucel.com.tr/wp-content/uploads/akilli-prostat-biyopsisi-1-150x150.jpg" alt="akıllı prostat biyopsisi" width="150" height="150" /></strong>Prostat Biyopsisi Nasıl Yapılır?</h3>
<p>Prostat biyopsisi makattan yapılır ve hastaya kısa süreli bir anestezi verilebilir. Makattan prostat üzerinden ultrason yapılarak şüpheli alanlardan ayrı biyopsiler alınır ve ayrıca normal gözüken alanlardan da biyopsi alınır. Genellikle alınan biyopsisi sayısı en az 12 &#8216;dir.</p>
<h3><strong>Akıllı Prostat Biyopsisi Nedir?</strong></h3>
<p>İlk prostat biyopsisinde kanser yakalanmayan ama PSA &#8216;ları giderek yükselen hasta grubunda prostat multiparametrik MR görüntüleme yapılıp bu görüntüde şüpheli alanlar tespit edilebilir. Şüpheli alanlar makattan yapılan ultrason görüntüleri ile eşleştirilip biyopsiler sadece bu şüpheli alanlardan yapılır. Bu işleme akıllı prostat biyopsisi veya füzyon biyopsi adı verilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-779 size-full" src="http://www.selcukyucel.com.tr/wp-content/uploads/akilli-prostat-biyopsisi-2.jpg" alt="akıllı prostat biyopsisi" width="629" height="354" /></p>
<p><strong>Komplikasyonlar Neler Olabilir?</strong></p>
<p>Prostat biyopsisinin en önemli komplikasyonu prostat iltihabı veya idrar yolu iltihabının gelişmesidir. Bu nedenle işlem öncesi mutlaka idrar kültüründe mikrop olmadığının tespiti gerekir. Ayrıca işlem öncesi ve sonrası antibiyotik verilmelidir. Buna rağmen hastaların %5 &#8216;inde yüksek ateşli olan ve hastaneye yatmayı gerektiren enfeksiyonlar oluşabilir.</p>
<p><strong>Her Prostat Kanseri Neden Tedavi Edilmemelidir?</strong></p>
<p>Prostat Kanseri tarama testlerinin yapılması nedeniyle giderek daha sık teşhis edilmektedir. Ancak bu durum belki de hiçbir zaman sıçrama potansiyeli olmayan bir hastalığın gereksiz yere teşhis edilmesidir. Gereksiz teşhis sonrasında yapılacak ameliyatlarda uzun dönemde kalıcı sertleşme problemleri oluşma riski ve idrar kaçırma riski vardır. Ayrıca ameliyat kendini başına zaten bir risk faktörüdür.</p>
<p><strong>Kimler Takip Altına Alınabilir?</strong></p>
<p>PSA değeri düşük, prostat kanseri hücre saldırganlığı az, kanserli hücre odak sayısı düşük olan hastalarda ameliyatsız takip programı ile prostat kanseri kontrol altında tutulabilir.</p>
<p><strong>Aktif İzlem Nasıl Yapılabilir?</strong></p>
<p>Takip programı içerisinde prostat multiparametrik MR çekilimi, PSA takibi ve takip amaçlı prostat biyopsi yapılması vardır. Geçen zaman içinde tetkiklerdeki değişiklikler göz önüne alınarak aktif prostat kanseri tedavisine geçiş yapılabilir.</p>
<p><strong>Aktif İzlemin Uzun Dönemde Zararı Olabilir mi?</strong></p>
<p>Yapılan çalışmalarda 10 yıllık süre içinde hastaların ortalama 1/3 ünde prostat kanserinin ameliyat olması gerektiği görülmüştür. Yapılacak robotik veya açık prostat kanseri ameliyatlarında aktif izlem altında tutulan kişilerde ek bir rahatsızlık gözlenmediği saptanmıştır.</p>
<p>Prostat kanserinizin ameliyatsız olarak takip edilip edilmeyeceğini hangi risk grubunda olduğunuzu mutlaka doktorunuzla konuşun.</p>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/akilli-prostat-biyopsisi.html">Akıllı Prostat Biyopsisi ve Ameliyatsız Prostat Kanseri Tedavisi</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prostat Ameliyatı Sonrası İdrar Kaçırma veya İktidarsızlık</title>
		<link>https://www.selcukyucel.com.tr/prostat-ameliyati-sonrasi-idrar-kacirma-iktidarsizlik.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2014 12:15:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Erkek Ürolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek ürolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[idrar kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[prostat hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[prostat kanseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukyucel.com.tr/?p=335</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçirilmiş kapalı veya açık prostat operasyonlarında nadiren idrar kaçırma olabilir. Tedavisinde prostat hastalığının kanserli olup olmadığı ve ışın tedavisi görüp görmediği önemlidir. Tedavisinde idrar tutma kaslarını güçlendirici ilaç tedavileri ve egzersizler hatta idrar yolunun içine sıkılan bazı dolgu maddeleri hastaların çoğunda çok iyi yanıtlar verir. Tamamen yanıtsız olan ve idrar kaçırması şiddetli olan hastalarda daha [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/prostat-ameliyati-sonrasi-idrar-kacirma-iktidarsizlik.html">Prostat Ameliyatı Sonrası İdrar Kaçırma veya İktidarsızlık</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçirilmiş kapalı veya açık prostat operasyonlarında nadiren idrar kaçırma olabilir. Tedavisinde prostat hastalığının kanserli olup olmadığı ve ışın tedavisi görüp görmediği önemlidir. Tedavisinde idrar tutma kaslarını güçlendirici ilaç tedavileri ve egzersizler hatta idrar yolunun içine sıkılan bazı dolgu maddeleri hastaların çoğunda çok iyi yanıtlar verir.</p>
<p>Tamamen yanıtsız olan ve idrar kaçırması şiddetli olan hastalarda daha büyük ameliyatlara gerek olabilir. Bunlar apış arasından yapılan ve idrar yolunu bir hamak gibi yukarı kaldıran (üretral askı) ameliyatlar veya yine apış arasından idrar yolunun çevresine yeni bir büzük takıp bu büzüğün kontrolünü bir basit düğme ile hastaya vermek olabilir (Yapay büzük veya artifisiyel sfinkter takılımı).</p>
<p>Büzük takılımı ameliyatında hasta bir gün hastanede tutulur ve sondası duruma göre 1 haftaya kadar tutulabilir. Ancak sistemin çalıştırılıp kullanılabilmesi için 6-8 haftaya gerek vardır. Mekanik alet arızası 10 yılda %10 dur ve aksesuar değişimi gerekebilir. Nadiren de mikrop kapabilir ve tamamen çıkartılması ve enfeksiyon kontrolü sonrasında tekrar takılması denenebilir.</p>
<p>Prostat ameliyatı sonrasında sertleşme kaybında yine prostat kanseri olup olmadığı ve ışın tedavisi durumu önemlidir. Hastaların çoğunda 1 yıla kadar uzayan çeşitli ilaç tedavileri ya da penise titreşim vererek sertleşmenin hatırlanmasını sağlayan tedaviler yapılabilir ve uygun şekilde yapıldığında yüksek oranda yanıt alınabilir. Ancak 1 yıl sonunda yanıt hala yok ise penis protezi (mutluluk çubuğu ) takılması gerebilir.</p>
<p>Genel olarak bükülebilir ve şişirilebilir olarak iki ana tip vardır.  Hangisinin daha uygun olduğuna mutlaka hasta hekim beraber konuşarak karar verir. Bilinmesi gereken şey protez cerrahisinin geri dönüşümsüz olduğudur. Herhangi bir nedenle protezden vazgeçen hastanın sertleşme yeteneği artık ikinci bir protez konmadan geri gelemez. Ameliyat genellikle bir gün hastanede kalmayı ve 1 hafta sonra bir kontrolü gerektirir. Kullanım için ise 4-8 hafta arası beklenmesi önerilir.</p>
<p><strong><a href="http://www.selcukyucel.com.tr/wp-content/uploads/ams-advance-uretral-aski.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-657 size-thumbnail" src="http://www.selcukyucel.com.tr/wp-content/uploads/ams-advance-uretral-aski-150x150.jpg" alt="ams advance üretral askı" width="150" height="150" /></a>AMS Advance Üretral Askı</strong></p>
<p>AMS Advance erkeklerde orta seviyeli stress inkontinans&#8217;a (mesane kası kasılması olmaksızın istemsiz idrar kaçırma) neden olan olumsuz koşulları kaldırarak, normal sfinkterik fonksiyonları geri kazandırılması için geliştirilmiş, dokularda en az hasar oluşturan cerrahi bir operasyonla uygulanan retro üretral askı sistemidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>AMS Advance Üretral Askı Animasyonu</strong><br />
<iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/dMsACBgyPCU" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><strong>AMS 800 Artifisyel Üriner Sfinkter</strong></p>
<p><b>İşlevi: </b>AMS 800™ Yapay Üriner Sfinkter Sistemi, hasta idrar yapmak isteyene kadar sağlıklı sifinkter’i taklit ederek üretranın kapalı tutulmasını sağlar.</p>
<p><strong>Kelepçe (Cuff):</strong> Üretranın etrafına yerleştirilir. Günlük aktiviteler esnasında gün boyunca içindeki sıvı sayesinde üretrayı kapalı tutarak hastanın kuru kalmasını sağlar. İdrar yapma esnasında içindeki sıvının tamamı pompaya basılarak boşaltılır ve üretra açık hale gelir.<strong>Pompa:</strong> Skrotuma yerleştirilir. Kelepçe içindeki sıvının idrar yapma esnasında balona ve daha sonra kontinans için otomatik olarak tekrar kelepçeye geri transferini sağlar. Ameliyat sonrası iyileşme sürecindeki 6-8 haftalık dönem ve cinsel ilişki esnasında ejekülasyon (boşalma) için deaktivasyon düğmesi bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Basınç Regülasyon Balonu:</strong> Mesanenin önüne ya da yanına gelecek şekilde karın boşluğuna yerleştirilir. Sistemin en doğru şekilde çalışabilmesi için doğru sıvı miktarını kendi haznesinde depolar.</p>
<p><b>Kullanımı: </b>Hasta idrarını yapmak istediğinde, skrotumda bulunan pompaya bir veya iki kere basar. Kelepçenin içindeki sıvının tamamı boşalarak balona aktarılır ve idrar yapma işlemi başlar. Sistem, kendi iç basıncı ile kelepçeyi 2-3 dakika sonrasında kendiliğinden doldurarak idrar yapma işlemini sonlandırır.</p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/OFZggS_f9oQ" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/prostat-ameliyati-sonrasi-idrar-kacirma-iktidarsizlik.html">Prostat Ameliyatı Sonrası İdrar Kaçırma veya İktidarsızlık</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genitoüriner Fistüller</title>
		<link>https://www.selcukyucel.com.tr/genitouriner-fistuller.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jan 2014 11:51:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rekonstrüktif Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[genitoüriner fistüller]]></category>
		<category><![CDATA[hipospadias onarımları]]></category>
		<category><![CDATA[prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[rekonstrüktif üroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukyucel.com.tr/?p=323</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hanımlarda kadın doğum operasyonları sonrasında mesane ve idrar yollarına istenmeden verilen zararlar idrarın hazneden dışarı gelmesine ve bez kullanılmasını gerektirecek şekilde idrar kaçırılmasına neden olabilir. İdrarın idrar deliği haricinde başka bir yerden gelmesi durumu genitoüriner fistül olarak adlandırılır. Hanımlarda fistül cerrahisi hazneden veya karından yapılabilir. Fistül cerrahisi mutlaka tecrübeli ellerde yapılmalıdır. Başarısız fistül operasyonlarının onarımı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/genitouriner-fistuller.html">Genitoüriner Fistüller</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_344" style="width: 160px" class="wp-caption alignright"><a href="http://www.selcukyucel.com.tr/wp-content/uploads/genitouriner-fistuller-vezikovajinal-fistul.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-344" class="size-thumbnail wp-image-344" src="http://www.selcukyucel.com.tr/wp-content/uploads/genitouriner-fistuller-vezikovajinal-fistul-150x150.jpg" alt="genitoüriner fistüller vezikovajinal fistül" width="150" height="150" /></a><p id="caption-attachment-344" class="wp-caption-text">rahim alınması ameliyatı sonrası devamlı idrar kaçırması şikayeti olan kadında mesane ve vajen arasındaki fistül</p></div>
<p>Hanımlarda kadın doğum operasyonları sonrasında mesane ve idrar yollarına istenmeden verilen zararlar idrarın hazneden dışarı gelmesine ve bez kullanılmasını gerektirecek şekilde idrar kaçırılmasına neden olabilir. İdrarın idrar deliği haricinde başka bir yerden gelmesi durumu <em>genitoüriner fistül</em> olarak adlandırılır. Hanımlarda fistül cerrahisi hazneden veya karından yapılabilir. Fistül cerrahisi mutlaka tecrübeli ellerde yapılmalıdır. Başarısız fistül operasyonlarının onarımı genellikle uzun ve zahmetli ameliyatları gerektirir.</p>
<p>Erkeklerde ise en sık fistül hipospadias operasyonları sonrasında olur. Fistül onarımı için ilk operasyondan sonra en az 6 ay beklenmesi gereklidir. Bazı fistüller o kadar şiddetli olur ki hipospadias operasyonunun <a href="http://www.selcukyucel.com.tr/basarisiz-hipospadias-onarimi.html">başarısız hipospadias onarımı</a> olarak adlandırılıp onarımın en baştan tekrar yapılması gerekir.</p>
<p>Erkeklerde prostat kanseri, bağırsak kanseri ameliyatları sonrasında ya da ışın tedavisi (radyotyerapi) sonrasında makat ve idrar yolu arasında bir fistül oluşup idrar içerisinden büyük abdest ya da büyük abdestten idrar gelmesi söz konusu olabilir. Bu durumun tedavisi genellikle uzun ve zahmetli operasyonları gerektirir. Üroloji ve genel cerrahi uzmanlarının beraber çalışması gerekebilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/genitouriner-fistuller.html">Genitoüriner Fistüller</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlanan Erkek Sendromu</title>
		<link>https://www.selcukyucel.com.tr/yaslanan-erkek-sendromu.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Dec 2013 09:26:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Erkek Ürolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek ürolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanan erkek sendromu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukyucel.com.tr/?p=269</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cinsel İstek (Libido) Azalması veya Kaybı ve Yaşlanan Erkek Sendromu Cinsel istek ve libido kaybı ya da azalması her yaştan erkekte oluşabilecek bazen geçici bazen de kalıcı bir rahatsızlık olabilir. Yakınması olan erkeklerin genel sağlık kontrollerinin yapılması ve hormon kontrollerinin sağlanması gereklidir. Ayrıca kullandıkları ilaçlar, sigara, alkol ve diğer keyif verici maddelerin mutlaka sorgulanması gerekir. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/yaslanan-erkek-sendromu.html">Yaşlanan Erkek Sendromu</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cinsel İstek (Libido) Azalması veya Kaybı ve Yaşlanan Erkek Sendromu</strong></p>
<p>Cinsel istek ve libido kaybı ya da azalması her yaştan erkekte oluşabilecek bazen geçici bazen de kalıcı bir rahatsızlık olabilir. Yakınması olan erkeklerin genel sağlık kontrollerinin yapılması ve hormon kontrollerinin sağlanması gereklidir. Ayrıca kullandıkları ilaçlar, sigara, alkol ve diğer keyif verici maddelerin mutlaka sorgulanması gerekir. Günümüz koşullarında netse ki en sık neden iş ve hayat stresi olarak görülmektedir. Ancak ne yazık ki bazen önemli hastalıklar gözden kaçabilmektedir.</p>
<p>Tedavisinde bazı ilaç ve destekleyici tedavilerden faydalanabilmekteyiz. Ancak hekim kontrolü olmadan alınan bazı ilaçların şiddetli karaciğer yetmezliği ya da başka bozukluklara neden olabileceğini yayın organlarında da izlemekteyiz. Hastaların mutlaka hekim kontrolünde bu tedavileri alması gereklidir.</p>
<p>Diğer bir durum ise yaşlanan erkek sendromudur. Doğanın kanunu olarak nasıl saçlar beyazlar ve dökülür veya nasıl yakın gözlüğü kullanılması gerekirse yaşlanan erkeklerde de erkeklik hormonu yani testosteron seviyeleri düşer.</p>
<p>Beylerde bu durum kendini genellikle cinsel istekte azalma, cinsel performansda düşüş, genel vücut direncinde azalma, kuvvetten düşme, ruhsal sıkıntı, depresyon, kaslarda incelme, kemiklerde zayıflama ile kendini gösterir. Bu belirtiler aslında yıllardır andropoz sendromu olarak adlandırılsa da tedavisi için herhangi bir öneri getirilmemiştir.</p>
<p>Tedavisinde erkeklik hormonun dışarıdan verilmesi ve bazı bitkisel ilaçların kullanılmasının etkinliği artık ispatlanmıştır. Eğer andropoz belirtileriniz var ise mutlaka üroloji hekiminiz ile görüşünüz ve tedavi için uygun olup olmadığınızı öğreniniz.</p>
<p>Erkeklik hormonunun ve bitkisel ilaçların doktor önerisi olmadan kontrolsüz kullanımı prostat kanseri başta olmak üzere bir çok tehlikeli hastalığa yol açabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/yaslanan-erkek-sendromu.html">Yaşlanan Erkek Sendromu</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prostat Hastalıkları</title>
		<link>https://www.selcukyucel.com.tr/prostat-hastaliklari.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Dec 2013 10:10:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Erkek Ürolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek ürolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[prostat büyümesi]]></category>
		<category><![CDATA[prostat hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[prostat kanseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukyucel.com.tr/?p=223</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğanın kanunu olarak nasıl saçlar beyazlar ve dökülür veya nasıl yakın gözlüğü kullanılması gerekirse prostat bezi de erkeklerde yaş ile beraber büyür. Bu büyümenin durdurulması mümkün değildir. Ancak her büyüme beylerde şikayete yol açmayabilir ve herhangi bir tedavi gerektirmez. Prostat büyümesinin tedavisi aşağıdaki durumlarda gereklidir: Eğer işeme hızı azalmış ise Eğer işemek için tuvalette çok [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/prostat-hastaliklari.html">Prostat Hastalıkları</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğanın kanunu olarak nasıl saçlar beyazlar ve dökülür veya nasıl yakın gözlüğü kullanılması gerekirse prostat bezi de erkeklerde yaş ile beraber büyür. Bu büyümenin durdurulması mümkün değildir. Ancak her büyüme beylerde şikayete yol açmayabilir ve herhangi bir tedavi gerektirmez.</p>
<p><strong>Prostat büyümesinin tedavisi aşağıdaki durumlarda gereklidir:</strong></p>
<ul>
<li>Eğer işeme hızı azalmış ise</li>
<li>Eğer işemek için tuvalette çok bekliyor iseniz</li>
<li>Eğer idrarınız işeme sonrasında hala bitmemiş hissi veriyor ise</li>
<li>Eğer idrar aniden sıkıştırıyor ve bazen kaçırma kazaları oluyor ise</li>
<li>Eğer gece uykudan idrar için kalkmak rahatsız edici oldu ise</li>
</ul>
<p>Prostat büyümesi tedavisi hemen her zaman öncelikle ilaçlar ile yapılır. Prostatı açıcı ve ufaltıcı bazı ilaç tedavileri mevcuttur ama en sık yan etkileri tansiyon düşürmeleri, cinsel performans düşürmeleri veya meni miktarında ki azalmaya neden olmalarıdır. Diğer bir sıkıntı da bu ilaçların düzenli şekilde hayatın sonuna kadar alınmalarının gerekliliğidir.</p>
<p><strong>Prostat büyümesi için operasyonuna şu durumlarda gerek vardır:</strong></p>
<ul>
<li>Eğer işemeniz durdu ve tıkandı iseniz</li>
<li>Eğer ilaç tedavisi artık yetersiz ise</li>
<li>Eğer idrar yolu enfeksiyonu oluyor ise</li>
<li>Eğer mesanede taş oluşmuş ise</li>
<li>Eğer idrarda kan geliyor ise</li>
<li>Eğer artık ilaç kullanmaktan bıktı iseniz</li>
</ul>
<p>Prostat büyümesi ameliyatında prostatın hepsi alınmaz ve sadece idrar yolunu tıkayan kısmı kazınarak alınır. Kapalı prostat ameliyatlarında bu kazıma elektrik (TUR) veya lazer (greenlight &#8211; yeşil ışık, redlight – kırmızı ışık) ile yapılır.</p>
<p>Çok büyük olan prostatlarda yapılan açık operasyonlarda ise bu tıkayan kısım parmak ile veya makas ile kesilerek çıkartılır. Bilinmesi gereken şey bu operasyonlar sonunda prostatın bir kısmının geride bırakıldığı ve buradan prostat kanserinin gelişme riskinin hala olduğudur. Prostat büyümesi ameliyatı olan her beyin mutlaka yıllık <a href="http://www.selcukyucel.com.tr/prostat-kanseri.html">prostat kanseri</a> taraması testinden geçmesi gereklidir.</p>
<p>The post <a href="https://www.selcukyucel.com.tr/prostat-hastaliklari.html">Prostat Hastalıkları</a> appeared first on <a href="https://www.selcukyucel.com.tr">Prof.Dr. Selçuk YÜCEL</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
